top of page

İŞTİRAK NAFAKASI VE 18 YAŞ SINIRI

  • Yazarın fotoğrafı: Selman Bayar
    Selman Bayar
  • 4 Kas 2022
  • 3 dakikada okunur


18 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA ÖDENEN İŞTİRAK NAFAKASININ KALDIRILMASI İÇİN DAVA AÇMAK GEREKİR Mİ?


Türk Medeni Kanunu’nun 328. Maddesi uyarınca anne ve babanın bakım yükümlülüğü çocuk ergin oluncaya kadardır. Bu kanuni düzenleme uyarınca çocuğun reşit olmasıyla birlikte anne-babanın bakım yükümlülüğü sona erecektir. İştirak nafakası ödeyen ebeveynin bu nafakanın kaldırılması için dava açmasına gerek yoktur. Zira kanunen son bulduğu için dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Ancak söz konusu ödemeler icra dosyası kapsamında yerine getiriliyorsa icra dairesi tarafından re’sen dikkate alınmamaktadır. Usulüne uygun olarak hazırlanmış bir dilekçe ile icra dairesinden talepte bulunmak gerekmektedir.


Somut olayda, 4721 sayılı TMK’nun 328/1.maddesi uyarınca iştirak nafakası davalının reşit olduğu 19.05.2010 tarihinde yasa gereği kendiliğinden sona ermiştir. Yasa gereği kendiliğinden sona eren iştirak nafakasının kaldırılması istemi yönünden, davacının iş bu davayı açmakta veya bu konuda tespit hükmü verilmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

(YARGITAY HGK 17.10.2012 günlü ve 2012/3-470 E. 713 K. sayılı ilamı)



18 YAŞINDAN SONRA YAPILMIŞ OLAN ÖDEMELERİN İADESİ İSTENEBİLİR Mİ ?


Türk Medeni Kanunu 328. Maddesinde anne-babanın bakım yükümlülüğünün 18 yaşına kadar olduğu düzenlenmiş olsa da 2. Fıkrada çocuğun eğitime devam etmesi durumunda 18 yaşından sonra da ebeveynlerin bakım yükümlülüğünün devam ettiğine yer verilmiştir. Dolayısıyla 18 yaşından sonra iştirak nafakası ödemeye devam eden ebeveynin yaptığı ödemeler, yargı nezdinde ahlaki ödevin yerine getirilmesi olarak değerlendirilmekte ve iadesi talep edilememektedir.


Davacı baba, TMK’nun 327/1.maddesi gereğince; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamak zorundadır. TMK’nun 328/2 maddesinde de; ”Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, davacının, çocuğun reşit olduktan sonra yaptığı ödemeleri ahlaki bir görevin yerine getirilmesi niteliğindedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/7546 E. 2016/11892 K. 20.10.2016 T.



Ancak çocuk 18 yaşına girdikten sonra, nafaka yükümlüsünün cebri icra tehdidi altında yapmış olduğu nafaka ödemeleri istirdat davasının konusunu oluşturmakta ve iade talep edilebilmektedir. İstirdat davasının niteliği gereği dava tarihinden itibaren geriye dönük 1 yıllık ödemeler istenebilmektedir.


O halde mahkemece; çocuk ...'ın reşit olduğu tarihe kadar dosya borcunun bilirkişi aracılığı ile hesaplanarak, çocuk reşit olduktan sonra ise nafaka alacağının kendiliğinden sona ereceği göz önünde bulundurularak, borcun tamamının ödenmiş olduğunun tespiti halinde İİK'nun 33. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına, fazla yapılan kesinti olduğunun anlaşılması halinde de henüz alacaklıya ödenmemiş olan icra kasasındaki paranın borçluya iadesine, alacaklıya ödenmiş olanlar yönünden ise istemin, istirdat davasının konusu olabileceğinden bahisle borçlunun ilgili hukuk mahkemesine başvurmakta muhtariyetine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

12. Hukuk Dairesi 2018/6175 E. , 2019/5022 K.



ÇOCUK 18 YAŞINDA VE İŞTİRAK NAFAKASI SON BULMUŞ OLMASINA RAĞMEN YENİ BİR DAVAYLA NAFAKA TALEP EDİLEBİLİR Mİ?


TMK’nın 364/1. maddesinde ise “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür…” düzenlemesi yer almaktadır. TMK 328 ile birlikte ele alındığında anne-babanın eğitimine devam eden çocukları üzerinde bakım yükümlülüğü devam ettiği ve çocuklarına yardım etmek zorunluluğu olduğu açıktır. Dolayısıyla çocuk 18 yaşına girmiş olsa bile eğer eğitim-öğretim hayatına devam ediyorsa yardım nafakası için dava açılabilecektir.


Somut olaya gelince; dava tarihi itibariyle davacı çocuk reşit olup, Açık Öğretim Lisesi öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Davalının ise emekli olduğu ve 800,00TL emekli aylığı aldığı anlaşılmaktadır. Davacı kısa süreliğine özel güvenlik görevlisi olarak çalışmışsa da bu çalışması sürekli olmadığı gibi kendisinin ve okulunun giderlerine de yetmemektedir. TMK’nın 328. maddesi ergin çocuğun eğitiminin devam etmesi hâlinde ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde yardımda bulunmalarını bir yükümlülük olarak öngörmüştür. Dolayısıyla davalının eğitimine devam eden ve düzenli bir geliri bulunmayan çocuğuna bir miktar nafaka ödeyebileceği kuşkusuzdur. Yine mahkemenin kabulünün aksine açık öğretim lisesinde okuyor olmak, babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir sebep olarak kabul edilemez. Öyleyse baba eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş çocuğuna yardım etmek zorundadır. Çocuğun okulunu bitirip, bir işe girmesi, çocuğun yararına olduğu gibi babanın da yararına bulunmaktadır. Şu hâlde, yerel mahkemece davacı yararına hakkaniyete uygun bir miktarda yardım nafakasına hükmolunması gerekirken, nafaka isteminin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hukuk Genel Kurulu 2017/959 E. , 2019/1131 K.


Bilindiği üzere, ülkemizde kamu görevlisi olarak çalışabilmek için KPSS olarak bilinen merkezi sınavda kişinin başarılı olması gerekmektedir. Acaba lisans ya da ön lisans eğitimi sonrası KPSS’ye hazırlık için gidilen hazırlık kursları yardım nafakası kapsamında istenebilir mi? Yargıtay, bu konuya olumlu yaklaşmaktadır.


…Somut olayda, davalı üniversite mezunu ise de dava tarihi itibariyle herhangi bir işte çalışmadığı, bitirdiği okul itibariyle ülkemiz şartlarında hemen iş bulma imkânında olmadığı, işe girebilmek için davalının KPSS kursuna gittiği ve davacı babanın şimdilik yardımına muhtaç olduğu anlaşılmakla; nafakanın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yardım nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/15392 E. , 2017/6543 K).

18 yaşının tamamlamış olan çocuğa ödenen iştirak nafakasının kaldırılması için icra dairesine dilekçe ile başvuru , 18 yaşından sonra yapılan ödemelerin iadesi için açılacak olan istirdat davası ve yardım nafakası için açılacak olan davada hukuki sürecin en iyi şekilde yürütülmesi için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.


Av. Selman BAYAR - Stj. Av. Yusuf Can ÖZDEMİR


Yukarıdaki metin bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Tüm paydaşların kullanımına açıktır

Son Yazılar

Hepsini Gör
2024 YILI YARGI HARÇLARI

2024 yılında uygulanacak harçlar, 30 Aralık 2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Harçlar Kanunu Genel Tebliği...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page